KİN’İN KİME SAYIN BAŞKAN? KİN Mİ? PARA MI?
06 Eylül 2011 23:30
HÜSEYİN YÜCE YAZDI; KİN’İN KİME SAYIN BAŞKAN? KİN Mİ? PARA MI?

HÜSEYİN YÜCE YAZDI; KİN’İN KİME SAYIN BAŞKAN? KİN Mİ? PARA MI?

...

 

Sporun içinde biri olarak, duygusallığı önce bir tarafa bırakırsak Orduspor hepimizin ortak sevdasıdır. Sayın başkan ben Orduspor’luyum derse benden başka Orduspor’ u bu kadar seven yok derse,  terazi yoktur ki, tartıp da kimse benden daha fazla Orduspor’ luyum diyemez. Ve ölçüsü de yoktur. Bu benim şahsi görüşüm.

Şimdi gelelim asıl meseleye…

 

Konu Hakan YÜCE…

 

Mahalle aralarında futbol oynarken, kurucusu olduğum Akyazı Gençlik Spor kulübünde lisans çıkartmamış ve kendimde içinde olduğum 17 yıl görev yaptığım Orduspor Kulübünde hocalarımızın ısrarı neticesinde lisans çıkartarak idmanlara devam etmiş ve müsabakalara çıkarak Orduspor’u başarıyla temsil etmiştir.  

 

O yıllarda aynı zamanda Akyazı Çamsan İlköğretim okulunda müsabakalara katılmış ve Ordu ilinde birinci olarak ilimizi temsil etmek üzere Trabzon’da yapılan yarışmalara katılmışlardır. Trabzon'da da birinci olarak İstanbul ilinde ki yarışmalara katılmış yine orada da başarılı bir şekilde ayrılmışlardır. O artık Amatör sporu seyredenlerin çocuğu olmuştur. Onu sevmişler bağrına basmışlardır. Daha 10 yaşında sevgiye layık olmak için okulundan kaçarak hiçbir idman kaçırmamış, zaman zaman derslerini aksattığı olmuş ama hiç kimseye saygıda kusur etmemiştir.  

 

Burada Akyazı Çamsan İlköğretim okulunda bulunan bütün müdür ve öğretmenlerine çok teşekkür ediyorum. Orduspor Kulübünde çalışmış olduğu değerli hocalarına da çok teşekkür ediyorum. Ordu Lisesinde eğitimine çok katkısı olduğuna inandığım müdür ve müdür yardımcılarına,  ayrıca öğretmenlerine yürekten teşekkür ediyorum. Eğitiminde ve spor yaşantısında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Haklarını helal etsinler.

 

            Ancak ne var ki bu günkü Orduspor Kulübünü başkanı ve kardeşindeki kin ve nefreti anlamış değilim. Hiçbir futbolcudan bu güne kadar ne yetiştirme bedeli ne de başka bir ad altında para almayan ve talep etmeyen,  üstüne üstlük dış ülkeden gelenlere para verip gönderen başkan ve yönetim var. Onlara hakkımı helal etmiyorum. Demek ki sadece on sekiz yaşında bulunan Hakan Yüce’ye kin ve nefreti bu başkan ve yönetimin.  Hakan Yüce geçmişte Orduspor’da Orduspor terbiyesi almıştır.  Bu camiada yetişmiştir. Hakan Yüce de birçok futbolcu da olduğu gibi  birçok hocanın emekleri vardır. Ama bu yönetim kurulunda bulunan şahısların altyapıdaki bırakın Hakan Yüce’yi herhangi bir sporcuda emekleri var mı yok mu sormak lazım. Hakan Yüce bu yaşına kadar ne camiada nede dışarıda hiçbir kimseye saygıda kusur etmemiştir.

 

Hakan Yüce milli takım a kadar yükselmiş, derdi para pul olmamasına rağmen, şahsım yüzünden birileri tarafından “KİN Mİ, PARA MI” diye geçmiş zamanda yerel bir gazeteye  manşet attırılmıştı.  Güya para istemişiz. Sonunda ne oldu. Başkanla görüşüldü bunların yanlış işler olduğu söylendi. İki yıl için boş mukaveleye imza atıldı. Başkanın haberinin olup olmadığını bilmem. Ama Hakan Yüce’nin oynamaması için birilerine talimat verildiği biliyorum. Profesyonel takım hocasının lig maçı kadrosuna alınması istenildiğinde lisansı yok diyenler oldu. Kimse inkâr etmesin.

 

Ben kulübün Genel Müdür koltuğunda oturduğum zaman Hüsamettin Tut’ u teknik direktör maç kadrosuna alacağız dediği zaman,  lisansını Cuma günü öğleden sonra nasıl çıkarttığımı o günkü Yönetim Kurulu üyeleri, Teknik Direktör ve ailesi bilir.  Para, pul

Hakan Yüce için her zaman ikinci planda kalmıştır. Şu anda bile Boluspor Kulübüne beş yıllık boş mukaveleye imza atmıştır. Hakan Yüce’nin hayatı sadece futbol oynamaktır. Parayı hiç sevmez çünkü. Cebinde dolmuş parası, arkadaşına söyleyeceği çay parası olsun yeter. Geri kalan giderlerini ailesi karşılayacak güçtedir, kimse merak etmesin. Futbolun içinde olanlar bilir bir futbol ayakkabısının kaç lira olduğunu, yılda kaç ayakkabı eksiltildiğini.

Pekala bu özveriye karşı Orduspor Kulübü yöneticileri ne yaptı biliyor musunuz sevgili okuyucular. Onu da anlatayım.  

 

Öfkeyle Okan Avcı ve diğerleri gibi, Hakan Yüce’nin de  sözleşmesini fesih ettirip, yetiştirme bedelinin ödendiğine dair belgeyi kulübün genel müdürüne  imzalatıp eline verdiler. Onların amacı Hakan Yüce’ye futbolu bıraktırmaktı. Peki ellerine ne geçecekti? Neden bu kadar nefret duydular on sekiz yaşındaki çocuğa. Acaba kendi evlatları olsa nasıl düşünürlerdi?  Bunun cevabını da en yetkili ağızdan kulübün başkanı ve genel sekreteri, başkan yardımcısı versin isterseniz. Bu soruyu da diğer basın camiasında bulunan arkadaşlarımız sorsunlar kendisine. Orduspor’un menfaatini düşünüyoruz derlerse; zaten sizin sporcunuzdu, sizden para pul isteyen olmadı, neden sözleşmesini feshetme gereği duydunuz?  Madem sporcunun önü açılsın diye sözleşmesini feshedip, yetiştirme tazminatının ödendiğine dair belgeyi verdik diyorsanız sizlere teşekkür ederim. Her iki tarafa da hayırlı olsun.

 

Ben biliyorum ki Kulübün Genel Müdürü Başkan ve Yönetim Kurulu nun haberi olmadan hiçbir şeye imza atmaz, atamaz. Genel Müdür, Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerini temsil eder. Yoksa yanılıyor muyum?

 

Ama aradan yirmi beş gün geçtikten sonra Boluspor’ a çekilen faks sizlere yakışmadı. Yazıda “bizim genel müdür yetkili değil yanlış imzalanmış, lisans çıkartmayın yoksa para talep ederiz” diye belirtilmiş ve iki yüz elli bin Türk lirası da para talep edilmiş. Bedava sporcuyu kovun, belgelerini verin,  pardon deyip sonrada para talep edin. Gerçekten hiç sizlere yakışmayan bir tutum ve davranış içindesiniz. Eğer başkalarından alacağınız hırsı, on sekiz yaşındaki çocuktan almaya çalışıyorsanız binlerce yuh olsun size.

Kaynak/Editör : Ordu Hayat Gazetesi
Bu Haber 269 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin
Başlık: *
Yorum:
Güvenlik Kodu: